her çocuk ateist doğar...!

18 Haziran 2010

Dinn Dann Donn: İlan! (Kandil Özel) -1-

"Mübarek Mirac Kandili'nin tüm İslam alemi için hayırlara vesile olmasını yüce Allah'tan temenni ederim..."

"Mirac Kandili'nizi kutlarım."
Eeehh sıktı ama artık; her kandilde, bayramda... Buna da kulak diyorlar bilmem anlatabiliyor muyum? 2-3 gün önce gene kandildi, gene aynı zırvalıklar.. Yetmiyor bi de "sevgili belediye başkanımız" gidip pankart yaptırıyor da; müslüman aleminin kandilini kutluyor...


Hadi ona bişey demiyoruz da, sabahtan akşama kadar 50 kere "Kandilinizi kutlar, hayırlara vesile olmasını diler. Pazarcılar derneği başkanı: Hasan Ahmet", "Beşiktaşlılar derneği başkanı: Ali Veli", cart curt... Lan madem kutlayacaksınız şu lanet şeyi; belediye denen yavşak kurum bi ayar çeksin şuna.. Mesela ne olabilir? Önce şöyle bi tane kutlama mesajı okunur, ondan sonra da kim "
para" verdiyse onların adı alfabetik sıraya göre teker teker okunur... Yapılamaz mı bu yani? Amaç ne o zaman? Zaten günde 5 kere kafasını siktiğiniz halkla biraz daha mı kaşımak istiyorsunuz kendinizi? Ya da o götü kalkık başkanlar, taşaklı adamlar mı istiyor kendileri için özel kutlama mesajı okunmasını?
Topuna cevabım: "Orospu çocuğusunuz!"
Peki Vodafone'a, Turkcell'e ne demeli? 2-3 ay oldu Turkcell'den Vodafone'a taşıyalı hattımı, bu sürede 2 kandil oldu.. İkisinde de kutlama mesajı gönderip, açıkça beni rahatsız ettiler. Hakeza Turkcell de öyle, bi umudum vardı artık böyle dini günlerde rahatsız olmam diye ama olmadı.. E zaten bir de müslüman arkadaşların attığı mesajlar var zaten; vırt, zırt... Sanki herkes kendileri gibi olmak zorundaymış gibi davranıyorlar, belki haksızlık ediyorum onlara da ama, bir noktadan sonra dayanılmaz oluyor ya; bi de sitem ediyorlar neden cevap vermiyorsun diye... Ne diyebilirim ki?

Aaa bak başta söyleyeceğim şeyi unutmuşum; e şimdi söyliyim bari.. Lan
sevgili müslüman taşaklı iş adamları, başkanlar.. Siz dininizi bilmiyor musunuz lan? Gösteriş, riya günahtır; haramdır... Sktrin gidin uyun o kurallara, sonra %99'u müslüman ülke oluyosunuz! Hassiktir ordan!

Camiye gidin, Kuran okuyun... Okuyun, öğrenin...
VE UYUN!

07 Haziran 2010

hüseyin kaya, filiz ve bir araba gerzek!

Bi dayı çıktı "artiz ne arar la bazarda" falan filan sonra "filiz sevişelimmi?" muhabbeti... En son fa-ke değilim diyen kız vs.



Tamam baba, videoların bilmemnelerin altında kendinizi parmaklayın. Ne bok yerseniz yeyin... Yetmiyo, apaçi apaçi diye ortalığı velveleye verenler bi de gidip milletin sayfasını skiyor. Görüyorum it herifleri; ya allahsız sayfalar, ya yahudi/rum/ermeni sayfaları ya da apaçi diye dalga geçtikleri insanların sayfalarına gidiyolar hep.

Apaçi dediğiniz insanların sizin kadar eğitim görmemiş, şehir görmemiş(gerçi siz görmüşsünüz de ne olmuş; hala öküz, hala öküz) olmalarından ötürü kültürleri, şekilleri veya düşünceleri farklı olabilir. Bu onların yaptıklarını tasdiklediğim anlamına gelmiyor tabii. Ama adamlar bilmiyor işte a.q... Gülücek ne var bunda anlamıyorum ki?

İsrail askerleri Türkleri öldürdü diye milli duygularınız tavan yaptı; bunu görmemek imkansız... E sktirin gidin o zaman israil'e topla tüfekle?.. N'olucak biliyosunuz ama şeyinizin tepesine baka baka geri dönersiniz(onu da allah bilir). O zaman tek çare israillilerin sayfalarını basmak, flood içerik yollamak mı? Adamların umrunda değil ki lan! Herifler bomba yapıyor, adamları öldürüyor sen burda gelmişsin "FUCK ISRAEL, TURKEY KILL YOU! FREEDOM FOR PALESTINE" yazısıyla doldurmuşsun herifin anasayfasını. Ne oldu? Sonuç ne? Kendini parmaklıyosun anca ahmak!

Gelelim yazıyı yazış amacıma: allahsız sayfaları basılması.. Bu yazıyı yazmadan önce birisi yorum yapmış eski yazılardan birine aynen getireyim yorumu:

Nagihan dedi ki...

Merhabalar,
Ben İslam dinine ve Allah'a inanan bir insanım. Bu dahil, özellikle su perisi ve enişte içerikli yazılarınıza içten içe destek verdim.
Hatta arada düşündüm, en azından safınız belli. Ben Müslümanım diyorum, ne namaz kılıyorum, ne oruç tutuyorum, ne zekat, ne diğerleri.. Üzüldüm kendi adıma. Benden daha çok kendinizi bildiğiniz kesin, ancak sizin de hatalı olduğunuzu düşündüğüm bir konu var..

İnanmak ya da inanmamak tabi ki sizin seçiminiz.
Hiç kimsenin haddi değil buna karışmak ve malesef bizim ülkemiz bunu taşıyabilecek kadar özgür düşünceyi kabullenmedi henüz.

Ama yine hiçbir şey size inanan insanlara aciz yakıştırmasını yapmak, her hangi bir inancı kötülemek ya da insanların dine saygısı ile alay etmek hakkını vermez.
Bilmem farkında mısınız ama siz etrafınızdakilere saygı göstermiyorsunuz ki insanlar size saygı göstersin.
hacı ne bileyim bunu dedi mi kimse diyen adamın kendisi

İlk iki paragrafa diyecek sözüm yok, sağolsun. Nerede görmüş benim müslümanlara küfrettiğimi, inançlarından dolayı? Bloga şakkadanak dalmayın bürsstt, desturr... Bak sağ tarafta kurallar murallar var, oraya bir göz at da öyle gel yorum yazmaya. Ha bir takım kafirler çıkıp da küfrediyor olabilir, nagihanın dediklerini yapıyor olabilir. Onlar beni bağlamaz... Ki onların sırf profillerinde dini inanç kısmında ateist yazdığı için ne kadar küfür yediklerini tahayyül edemezsiniz. Kavgayı geçtim, düşmanına demeyeceğin şeyler söylüyorlar be! Keşke ana-avratla kalsa küfrün sınırı. Ölmüş babaannemden girip doğmamış çocuklarımdan çıkıyorlar, benim üzerimden tren geçiriyorlar vs.

Diyeceğim o ki; eğer bu adamlar bunları yapmaya devam ederse, ateistler de nagihanın dediklerini yapmaya devam eder bittabi haklı olarak..

Dur dur bi apaçi dalgası da vardı; her boku yiyorsunuz küfredilen sayfalarda. Madem kuran güzel ahlak, madem "müslüman: elinden ve dilinden kimsenin zarar görmediği kimse" o zaman bunu gösterin bize a.q! Sadece sayfamın ismi "Bir Ateistin Günlüğü" olduğu için edilmeyen hakaret kalmamış çok şükür! Ateistlere karşı bu kadar alerjisi olan bir toplumda nasıl yaşıyoruz bi allah biliyor bi de biz... Görmek isteyen varsa girsin sayfaya, hala duruyor orada apaçi yalamalarının atmıkları...

Apaçi sayfasının linkine bak gene! "facebook.com/apachexD" Apaçi değiller ama emo olmuşlar çoktan!

Onlar bilmediklerinden kendilerine göre bir şeyler yapmaya çalışıyor, ama bunlar kendilerini kitap yüklü merkepler olmaya çoktan hazırlamış!

Sonuna kadar apaçilerin yanındayım!

28 Mayıs 2010

"nasıl ateist oldum?" yazıma yorum (okurdan..)

"nasıl ateist oldum?" makalesi için buraya tıklanmasına...

Yazıyı facebooktaki sayfamda admin olduğum profile atmış kendisi. Bir feykle göndermiş.
Kendisine tekrar tekrar teşekkür ediyorum buradan...


Sanırım Türkiye'deki tüm atesitler (ateizme giderken) benzer yolu izliyorlar :)

İnanır mısınız ben ilkokulda tam 8 sene bir tarikatın (Fettullah Gülen tarikatı) okullarında okudum.


Babam deist, annem ise namazlarını aksatmayan bir sünnidir. Fakat annem ve babamın bana hiç bir etkisi olmadı. Babam inancının adını (deizm) bile bilmezken ben ona söyledim baba deizm deniyor senin düşüncelerine diye; annem ise kendi çevresinde köyden kente ilk göç eden kuşaktan olduğu için biraz cahil kalmış, dini konularda ebeveynlerinin dediklerine körü körüne inanan iyi niyetli biridir. Benim beynimi yıkamak yerine daha çok çamaşırlarımı yıkayıp bana sevgi göstermekle uğraşırdı.

Yani ailemin düşüncelerime bir müdahalesi olmadı, fakat okulda sürekli beynim yıkanmaya çalışılıyordu. Nasıl desem, okul olmayan günlerde öğretmenlerin bizi çağırıp tarikat liderlerinin vaazlarını dinletmesi, nutuk çekmeleri felan...
Çocuğum tabi, söyledikleri şeylere hiç düşünmeden katılıyor, katılmayan kafirlerin ise öldürülmesi gerektiğini savunuyordum bir terörist edasıyla (yaklaşık 9 yaşındayken).

Daha çocukluktayken oluşmuş aşırı muhafazakar davranışlarım hocalarımın hoşuna gitmiş olacak ki beni öğrenciler arasında kendi rütbe sistemlerine göre en yüksek yerlere getirmişlerdi (ilkokul 6-7. sınıflardayken - yaş 12-13).
Ergenliğe girmemle beraber kafamdaki 1,5 kiloluk et parçası çalışmaya başladı. Tabi ilk başlarda dini, felsefi konular yerine insan vücudunun anatomisi ile ilgilenmeye başladı yeni ergen beynim :). Fakat zaman geçtikçe hafta sonları gittiğim toplantılarda da yoluma çıkmaya başladı bu küçük et parçacığı. Okulda kendisini susturup transa geçiriyor (zorunda kalıyordum) evde ise serbest bırakıp koltuklara çıkıp zıplamasına, halıya işemesine felan izin veriyordum :D .

Biraz daha zaman geçtiğinde ise artık okuldaki beyin yıkama seanslarından bir şey anlamamaya başladım. Öğretmenim ve arkadaşlarım kendilerinden geçerken benim göz kapaklarım kapanıyor gibi oluyor ama tam kapanmıyordu. Fakat bu, yine geçici olarak şuurumu kaybettiğimden değil, hocamın anlattığı yarı anlamlı şeylerden sıkılıp uykumun gelmesinden kaynaklanıyordu. Lanet olasıca beynim hayata basitçe bakmamı engellemiş, boş vakitlerimde oyun oynamak yerine yaşam hakkında düşünmeyi tercih etmeme sebep olmuştu.

Kafa tasımı işgal eden bu mekanizmanın benimle çok sık konuşmaya başladığını farkettiğimde ben de sözlerine kulak vermeye başladım. İnandığım dindeki çelişkileri farkettim. Ve doğal olarak kormaya da başladım, acaba bende mi bir kafirim diye. Çünkü düşünmekten o kadar çok uzaklaştırılmıştım ki öğretmenlerim tarafından, bırakın Allah'ın varlığını, öğretmenlerimin anlattıkları bilgilerde bir çelişki, bir yanlış olduğunu düşündüğümde, gezegen büyüklüğündeki ekmek fırınlarında yanacağıma inandırılmıştım.

Din hakkında aklıma takılan soruları hocalarıma sormayı düşünürken, hocalarımın bu tür sorulara hoş bakmayacağını farkettim. Malesef yine o pis et parçasıyla ,beynimle, başbaşa kalmıştım. Boş vakitlerimde, gece uyumadan önce, saatlerce tartıştığım oldu kendisiyle. Dinledikçe ona ısındım, hoşlanmaya başladım. En sonunda söylediklerinin mantıklı, doğru olan şeyler olduğuna kanaat getirdim. Artık beynimi seviyor ondan korkmuyordum.

Beynime aşık olduktan sonra, bu masum aşkın karşılığı olarak küllerime kadar yanacak, sonra tekrar ete kemiğe bürünüp, tekrar yanacaktım. Aklımdaki tozlanmış, eski bilgilere göre böyleydi bu. Fakat neden böyle olsundu ki? Yıllardır Tanrının beni sevdiğine fakat benimki gibi suçsuz düşüncelere dalan, meraklı sevgililerine sonsuza kadar işkence ettiğine inandırılmıştım. Asıl kopma işte tam burada yaşanmıştı. İnandığım dinin peygamberi bana böyle bir tanrı sunmuş, ben o tanrıdan çok fena korkmuştum. Zaman geçtikçe, bir tanrının böyle olmamasına karar verdim.

Çocukluktan yeni yeni çıkarken çok müthiş bir teknik öğrenmiştim. Bu teknikle başka insanların da 'lanet olasıca, pis, kaka' beyinlerini okuyabiliyordum. Diğer insanlar empati diyorlardı buna. Şimdi deneyeceğim ise çok tehlikeli bir şeydi. Empatiyi Tanrı üstünde kullanıp gerçek bir tanrının nasıl olacağını anlamaya çalışacaktım. Uzun uğraşlarım sonucu inandığım eski tanrının bazı özelliklerine benzer özelliklere sahip bir tanrı keşfettim. Bu tanrı beni seviyordu ve sadist değildi. Sırf kendi verdiği bir organı (evet beynimi) kullandım diye beni yakmayacaktı. Gariptir, ben ona Allah diyordum ama aynı zamanda eski hocalarım da kendi tanrılarına Allah diyorlardı. Bugün hala kendilerine anlatmaya çalışıyorum, sizinki de benimki de öngörülerle oluşturulmuş tanrılar, fakat sizinkinin pek çok saçma, birbiriyle çelişen özellikleri var diye. Ve ben bunu dile getirdiğimde, 9 yaşındaki çocuklar tarafından "öldürülmesi gereken bir kafir" olarak etiketleniyordum.

Evet, an itibariyle deistim. Ara sıra agnostik olacak gibi oluyorum ama o noktada yine beynim beni engelliyor. Agnostikliğe yaklaştığımda bu yolun ateistliğe kadar varacağını farkediyorum. Yarı agnostik olduğumda işgüzar beynim "madem bilemiyorsun tanrının varlığını, olduğuna inan o zaman. Eğer yoksa birşey kaybetmezsin, eğer varsa ve inanmıyorsan işte o zaman ayva kasasını yedin" diyor.

Bu da benim hikayem. Arkadaşın biri "kimsenin umrunda değil ateistliğin" gibi birşey söylemiş. Fakat dini inancı konusunda şüpheye düşenler bilir sadece, bu şüphenin nasıl acı verici birşey olduğunu. Birbirimizle paylaşarak rahatlamaya çalışıyoruz işte.

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Son olarak, "lanet olasıca" beyninize iyi bakın, onunla sohbet etmeye devam edin :)



Eğer bu şekilde söylemek istedikleriniz, içinizi dökmek istediğiniz zamanlarda yazılar yazıyorsanız; Facebook profilinden ya da e-mail
yoluyla benimle iletişim kurabilirsiniz.
Şüphesiz ki; ben varım.

16 Mayıs 2010

Bütün Amerika Cehennemlik, But Jesus Love You ♥

Başlıkta "Ama Tanrı Sizi Seviyor"u kullanıcaktım ama orijinalitesi bozulsun istemedim. Hristiyalarla müslümanları karşılaştırmayacam. {Peşin Edit hesabı;)}

Geçen akşam -daha doğrusu geceydi, 12den sonra falan- midemde bir guruldama hissettim sevgili okur. "Du bi gideyim ne var zıkkımlanmaya?" düşünceleriyle gittim mutfağa. Bi kutu meyve suyu buldum, biraz da pide vardı. Ayaktayım, başladım onları yemeğe..


Annem de geldi yanıma oturdu, o da otlanıyo benim nevaleden. Konuşuyoruz falan, o sırada peder bey damladı içere. Bişeyler sordu anneme, sonra da beni süzmeye başladı. 5-6 sn baktıktan sonra şöyle bi diyalog geçti:
Peder: Ne ayakta yiyon lan? Otursana! Bilmiyon mu ayakta durmanın günah olduğunu!?
Ben: Eee, namaz kılarken de ayakta duruyoz; o da günah o zaman..
(Yaşanılan bi 10 sn'lik dumurun ardından)
Peder: Yav işte tamam günah değil ama kötü öyle ayakta yemek.
Valide: Yavrum, bak peygamber efendimizin sünneti bu. Oturup da yemek yemek.
Ben: Ya siz hep hadislere, sünnetlere bağlı mı iş yapıyosunuz? Oturmak istemiyorum! Sünnete uymayacam.
Peder: Ulan ben şimdi senin!
Valide: Tamam hayatım, şimdi böyle istiyormuş çocuk. Bırak ayakta yesin...
Sonuç: Ayakta yerim yediğimi, pederin de gıkı çıkmaz.

Olaya bilimsel açıdan bakmak istedim; ama "ayakta yemek yemenin zararları"nı arayınca nedense bir tek islami siteler çıkıyor ya da islamı övmek, yüceltmek adına yazılan yazılar... Bilim konusunda herhangi bir dini siteye güvenemem, forumların ne bok olduğunu hepimiz biliyoruz. Bir sakıncası var mı bunun, bilen varsa konuşsun. Gerçekten bilmiyorum.

Neyse efenim, tekrar konumuza dönersek; Amerikan halkı ve bütün fast-food'çular cehennemlik baksanıza :) .. Hani günahtı ya ayakta yemek ondan şeyediyorum.. Aaa bi saniye bi saniye! E onlar zaten KAFİR tamam bakmaya gerek yok günahına şeyine..

Güneş kremlerimizi almayı unutmayalım sevgili kafir kardeşlerim ♥